RÖPORTAJ

Yrd. Doç. Dr. Bilgehan BİLGE

Ay Laçın - Abeer Nehme
00:00 / 00:00

''İşte Nöroşirurjikal İllüstrasyon da bu cerrahi branşın yaptığı ameliyatları resmeden bir uğraş. ''

  • Öncelikle hoş geldin demek istiyorum Sevgili Bilgehan Bilge.

  • Hoş bulduk sevgili Elçin. Teşekkür ederim.

  • Medikal ve bilimsel illüstrasyonu çoğu insan bilir ancak “Nöroşirurjikal İllüstrasyon” farklı… Üstelik kulağa ve dile de oldukça yabancı bir tanım. Bu alanda faaliyetleri olan bir cerrah olarak bu tanımın tam olarak neyi ifade ettiğini bize biraz anlatabilir misiniz?

  • Bildiğiniz gibi Nöroşirurji; tıpta, cerrahi bir bilim dalı. Halk arasında Beyin Cerrahisi olarak bilinse de tam anlamı ile Beyin, Omurilik ve Sinir lifleri hastalıklarının cerrahi yolu ile tedavisi konusunda ihtisas edilmiş bir dal. İşte Nöroşirurjikal İllüstrasyon da bu cerrahi branşın yaptığı ameliyatları resmeden bir uğraş. Bir uğraş diyorum çünkü Türkiye’de eğitimi ve eğitim disiplini yok.

  • Peki, bu çalışmalar hangi amaçla yapılıyor?

Amacı,

  • yapılan cerrahi müdahalenin ne şekilde, hangi şartlarda ve nasıl bir anatomik zeminde yapıldığı konusunda diğer meslektaşları ve bu konuda eğitim alan hekimleri bilgi sahibi yapmak. Bu arada bilginin en kolay algılanabileceği görsel boyutta saklanmasını ve arşivlenmesini sağlamak.

  • Anladım, bilimsel illüstrasyon dahilinde ele alınabilecek bir konu bu aslında. Çünkü anladığım kadarıyla bu çizimlerde yorum da var, ayrıntıya girerken bir kısmı ön plana çıkarmak, başka kısımlardaki gereksiz ayrıntıları elemine etmek gibi yaklaşımlar var. Ancak bu konuyla yani insan anatomisi ile ilgili zaten yeteri kadar görsel çizim ve atlas var.

  • Elbette var. Hatta günümüzde üç boyutlu anatomik detay gösteren çalışmalar bile var.

    Örneğin kardeşim Ege Üniversitesi Anatomi Anabilim dalında “Plastinizasyon” adı verilen bir yöntem ile insan vücudundaki damarları, kasları ve çeşitli dokuları üç boyutlu hale getirerek eğitim amaçlı kullanıma hazırlıyor. Öyle ki; örneğin insan beyni veya kalbinin damarlarını renklendirilmiş heykeller şeklinde inceleyebiliyorsunuz.

  • Böyle teknolojik bir sistem sayesinde oluşturulmuş materyaller varken el çizimine dayalı illüstrasyon biraz geri planda kalmış gibi gelmiyor mu doktorlara veya adaylarına?

Hayır, tam tersine; illüstrasyonun yerine konulabilecek günümüzde pratik başka bir yöntem yok.

  • Biraz önce bahsettiğimiz çalışma ve sizin sözünü ettiğiniz anatomi atlasları, hekime normal anatomi hakkında bilgi verir ve sadece ortalama bir bilgi içerir. Oysa cerrahi müdahale sırasında cerrah, insan vücudundaki bütün varyasyonlarla ve normal anatomiyi bozmuş bir hastalıkla uğraşır. İşte cerrah, karşılaştığı bu varyasyonları, hastalığı ve bunlarla nasıl baş edebildiği ile ilgili deneyimini sadece illüstrasyonla anlatabilir.

  • Yani anatomi atlaslarının birer yol haritası olduğunu ancak illüstrasyonun gidilecek yolda karşımıza çıkabilecek tepeleri, engelleri ve manzaraları da resmettiğini söyleyebiliriz. Doğru mu anlamışım?

  • Evet. Çok doğru bir benzetme. Çünkü insan anatomisi cins ve yaş dışında ırktan ırka çokça farklılıklar gösteren bir yapıdır. Mesela aborjinlerde olmayan ama diğer insanlarda olan kocaman bir bacak kasından tutun da farklı parmak uzunlukları, farklı damarlara kadar uzanan geniş bir varyasyon havuzudur insan anatomisi. Bu kadar çeşitliliğe bir de tümör gibi, kanama gibi, abse gibi patolojileri de eklediğinizde bilinen anatomi iyice farklılaşır ve her hasta kendine münhasır, orijinal bir tablo gibi çıkar karşınıza. Bu nedenle özellikle Nöroşirurjide illüstrasyon çok daha önemli hale gelir.

  • Diğer tıp alanları için de önemli olmalıdır ama neden Nöroşirurjide daha önemli?

  • Aslında doğru söylüyorsun sevgili Elçin, sadece Nöroşirurji demek hata olur. “Yaklaşım” cerrahilerinin tamamında önemlidir. Bildiğiniz gibi “Beyin ve Omurilik” kapalı bir yerde, kemikten kaplar içerisindedir. Mevcut bir hastalığa ulaşmanız için önceden detaylı çalışma ve pozisyon bilgisine ihtiyaç duyarsınız. Amacınız hastalığa en yakın, en zararsız ve en çabuk ulaşabileceğiniz bir yol güzergâhı çizmektir. Oysa batın (karın) cerrahisinde oldukça geniş bir alanınız vardır. Karaciğer, mide, barsaklar gözünüzün önündedir ve birine zarar vermeden diğerine ulaşabilirsiniz. Örneğin yeri konusunda hastalık sizi yanılttıysa, barsağı kenara çekip altına, mideyi kenara çekip üstüne bakabilirsiniz. Ama beyin de böyle bir lüksünüz yok. Kafatasında açtığınız delikten ne görüyorsanız ona müdahale edebilirsiniz, Beynin şu lobunu kenara çekip beyinciği de bir kontrol edeyim deme şansınız yok. İşte bu aşamada “yaklaşıma yönelik” illüstrasyonlar inanılmaz derecede önem kazanır. Deneyim sahibi cerrah, illüstrasyonla başın hangi açıda kaç derecede sabitlenmesi gerektiği bilgisini bile bu çizimlerinde aktarır. “Başa bu pozisyonu verir ve şu derece açıdan, şu kemiğe açılan şu büyüklükte pencereden girerseniz, beynin şu kısmına ulaşırsınız ve karşınıza çıkacak manzara ve dokular şunlardır” mesajını tek sayfalık bir illüstrasyonla anlatabilirsiniz.

  • Günümüzde diğer cerrahlar veya doktorlar arasında bu şekilde bilgi aktarımı yaygın mı?

  • Maalesef değil. Bırakın çizim yolu ile aktarımı, klasik hasta bilgisini içeren “epikriz” adını verdiğimiz raporlar bile sadece SGK’nın çizdiği çerçeve içerisinde sıkışıp kalmış durumda. 250 karakterle sınırlı yani…

  • O! Çok fena! Peki biz tanıştığımız için cerrahların da illüstrasyon yapabildiğini öğrendim ama bu konu fazla bilinmiyor ve gerçekten duyulunca da şaşkınlık yaratıyor. Ben, bırakın cerrahların illüstrasyon yaptığını çizime yatkın olabileceklerini bile hayal edemezdim. Çünkü ben fakültedeyken, okul binamız bitinceye dek tıp fakültesine yarım dönem konuk olmuştuk. Oradan biliyorum dünyalarımızın çok ama çok farklı olduğunu… Peki bu konuda yalnız mısınız, başka beyin cerrahları da illüstrasyon yapıyor mu?

  • Benim bildiğim sadece Gazi Yaşargil ve Metin Güner bu konu üzerine çalışma yaptılar. Gazi Hocanın kitaplarında her yaptığı cerrahinin kendi eliyle illüstrasyonları da vardır. Metin Hoca ise her ameliyatını operasyon notunun arkasına çizerdi.

  • A! Metin Güner! Bildiğim kadarıyla sizi yetiştiren kişi oydu! Yani hocanız, doğru mu?

  • Evet. Zaten beni illüstrasyona yönelten hatta o yıllarda Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ne mesai saatlerinde gitmemi teşvik eden gerçek bir öğretim üyesiydi. Bir ay kadar bazı çizim tekniklerini öğrenmek için fakülteye gittim.

  • Bir ay, amatör çizim yapabilmek için yeterli bir zaman dilimidir. Ama profesyonel çizimler için daha fazla öğrenim görmeniz gerekmez miydi? Yoksa profesyonel anlamda ilgilenmeyi düşünmediğiniz için eğitiminizi yarıda mı bıraktınız?

  • İlgilenmedim değil. Üniversitede bir takım siyasi çalkantılar oldu. Metin Bey pek çok konuda hak etmediği ithamlar yaşadı. Bu sırada bir asistanın Güzel Sanatlar Fakültesi’ne illüstrasyon eğitimi için gönderilmesi de aleyhinde kullanılabileceği için o programı askıya aldık ve öylece kaldı.

  • Çok üzüldüm. Ne yazık ki ülkemizde beyin ve yetenek gelişimi hep siyasetin kurbanı oluyor. Peki, madem istekliydiniz, daha sonraları üniversiteniz size bu konuda hiç destek oldu mu?

  • Bakın ABD de bir nöroşirurji kliniğinin illüstrasyon için ayırdığı bütçe, o yıllarda bizim üniversitenin tüm nöroşirurji kliniği için ayırdığı bütçeden fazlaydı. 90’lı yıllarda üniversiteye böyle bir teklifle gitmek abesle iştigalden fazlası değildi. Hatta 2010’da da öyle olduğunu tahmin ediyorum.

  • Peki, tüm bunlardan anlıyorum ki; siz, kendini illüstrasyon konusunda yetiştirmiş bir cerrahsınız. Doğru mu?

  • Evet, doğru. Her ameliyatımdan sonra değil ama özellikle beyin ameliyatlarımdan sonra evimde ameliyatın illüstrasyonunu yıllar boyunca yaptım. Hatta bu şekilde dört bilimsel makalede de bu çizimlerimi paylaştım.

  • Peki, tüm bunlardan anlıyorum ki; siz, kendini illüstrasyon konusunda yetiştirmiş bir cerrahsınız. Doğru mu?

  • Evet, doğru. Her ameliyatımdan sonra değil ama özellikle beyin ameliyatlarımdan sonra evimde ameliyatın illüstrasyonunu yıllar boyunca yaptım. Hatta bu şekilde dört bilimsel makalede de bu çizimlerimi paylaştım.

  • Biz sanatçılar, hele hele de çizimle uğraşanlarına avamdan gelen en can sıkıcı soru şudur: “Ne işe yarıyor bu?”. Görüyorum ki işin içine çizim girince, doktorlar bile bu durumdan muzdarip olmuş. Yani ameliyatını çizeceksin, ama eğitimini almak için üniversitede özel çaba göstereceksin. İşin içinde “can” olunca aslında sizin durumunuz, bizden de vahim sayılır. Bu konuda devletin herhangi bir adımı oldu mu veya bu konuda neler yapılmalıdır?

  • Türkiye’de cerrahi eğitim alan binlerce hekim var. İçlerinde, sizin düşündüğünüzün aksine,  çizim yeteneği olan, eli yatkın yüzlercesi olduğuna ben inanıyorum. Çünkü cerrahi, ameliye işidir; el yeteneği, üç boyutlu düşünme ve planlama yeteneği gerektirir. Geriye sadece basit teknik bilgi ve malzeme bilgisi kalıyor. Kısa ve basit bir eğitimle Türkiye’de de dünya çapında cerrahi illüstrasyon sanatçılarının yetişeceğine eminim. Sadece fakülte ve üniversitelerin bu konu ile ilgilenmeleri yeterli olacak. Bütçeye bile gerek yok. Gün aşırı nöbet tutan yetenekli bir arkadaşa haftada bir gün bu konu ile ilgili mesai verilse yeter…

  • Peki, sevgili Bilgehan Bilge, son olarak neler eklemek istersiniz?

  • Cerrahi sürprizlerle doludur… Bu yüzden daha öncekilerin deneyimleri, sürprizlerle nasıl baş etmemiz gerektiği konusunda bize yol gösterir. Bu da bilimsel derin bir hafıza ile olur... Cerrahinin görsel hafızası ise illüstrasyondur. Cerrah aynı zamanda sanatçıdır. Yine saygıdeğer hocam Metin Güner’in bir sözü ile bitireyim: “Bir maymuna beyin ameliyatı yapmayı öğretirim ama onu beyin cerrahı yapamam!”

  • Metin Hocamızı sevgiyle analım, doğrusu çok esprili bir tarafı da varmış. Bu arada sürpriz demişken; unutmak istemem sevgili Bilgehan Bilge, bugün 4 Nisan. İyi ki doğdun!

  • O! Çok teşekkür ederim! Yaşlandım mı şimdi ben?

  • Hayır asla! Nice illüstrasyonlara, hep birlikte diyelim, ne dersiniz?

  • Teşekkür ederim, davet için de sürpriz için de :)

© 2017 Lcn TuvART Kültür ve Sanat Sitesi - Tüm Hakları Saklıdır.