RÖPORTAJ

Eren Can

Perdono - Yasmin Levy
00:00 / 00:00

''Dillere olan ilgim hala devam ediyor. Şu an Rusça ve diğer Slavik diller oldukça ilgimi çekiyor. Rus edebiyatı ve Slav dillerinin titrek ve kulağa hoş tınısından olsa gerek.''

  • Sevgili Eren, her şeyden önce Tuvart.com’ a hoş geldin demek istiyorum ve hemen ardından eklemek istediklerim var. Çünkü sen, aslında Tuvart.com ’un bir anlamda çıkış noktası sayılırsın. Hatırlarsan henüz orta okuldaydın ve çizdiğin resimleri taşıdığın dosyayı nasıl saklayacağını şaşırırdın. Bir gün onlara bakmak istedim, biraz zorla oldu belki ama sonuçta oldu ve karşımda üstün bir yetenekle yüz yüze geldim. O gün sana söylediklerimi olsun ki biraz iltifat olsun ki biraz abartı gibi algıladığın için sana ne kadar ciddi olduğumu göstermek üzere ilk sanat sitemi açmıştım. ozelcin’li bir adresi vardı. İlk olarak orada Türk kültür ve sanatı üzerine çalışmalar yapmıştım. Tuva müziklerini tanıtmıştım, insanlar bana ‘bunlar niye böğürüyor böyle’ diye soruyordu. Ama benim asıl amacım seni insanlara göstermekti. Genç Yetenekler bölümünü de senin için açmıştım ve ilk röportajı da seninle yapmıştım. Bu arada röportajın yayınlanınca sana bir sürprizim olacak. Ve artık ben de büyüdüm, sen de büyüdün. Yeniden bir arada ama farklı bir adreste Tuvart’ta birlikteyiz. Şimdi bize biraz neler yaptığını anlatır mısın?

  • Merhaba Elçin Abla :) , uzun zamandır yüz yüze görüşemiyor olsak da samimiyetimizden bir şeyler eksildiğini hiçbir zaman düşünmedim. Bana çocukken terapi, zihin rahatlatma niyetine yaptığım şeyin önemini kavrattın ve beni cesaretlendirdin. Ağzım çok iyi laf yapamaz ama şunu söylemeye çalışayım: Zihnimin, kendimi ifade ediş biçiminin ve algımın en büyük dinamiklerinden birinin gelişiminde gereken en önemli kıvılcımlardan biri çakmışsa, bunda senin muazzam itici gücün yatar. Öyle ki, çizimlerimi gördüğün gün bana verdiğin motivasyon ve hevesin yoğunluğunu hala unutamıyorum.  Yeniden bir sanat portalı kurmuş olman da beni direkt o günlere götürdü. Seni yeniden böyle bir girişimde görmek ve yine sana röportaj vermek içimi sevinçle karışık heyecanla doldurdu. Neler yaptığıma gelince oldukça yoğun bir rutinin içindeyim. Eğitimimin ikinci yılında iç mimarlıkla birlikte mimarlıkla çift anadala başladım. Şu sıralar bu dengeyi yürütmeye çalışıyorum aslında. Oldukça zor bir süreç ve ilerleyen dönemlerde daha da çetin bir hal alacak. İnsanların bazen ilgi alanlarıyla bile uğraşmadan boş boş oturup zihnini durultmaya ihtiyacı oluyor. Bunu son zamanlarda pek yapamıyorum. Çoğu zaman kısa süreli kaçamaklara ihtiyaç duyuyorum.

  • Seni tanıdığımda mevcut tüm alfabeleri okuyabiliyordun. Hatta ve hatta ölü dil dediğimiz bazı dillerin de alfabelerini biliyordun. Yazıları doğru bir şekilde okuyabiliyordun. Bu alandaki ilgin bugünlerde ne durumda? İyi bir filoloji uzmanı olacağını da düşünmekten vazgeçmedim. Bu alanda bir şeyler yapmayı düşünüyor musun?

  • Hahahaha, sahi… Çocukluğumun ve ergenliğimin üç-beş yılı Eski Mısır Uygarlığına karşı bir saplantıyla geçti. Eski Mısır hiyerogliflerinin bir kısmını öğrenebilmiştim, ama devamı için büyük bir başarı elde edemedim. Mevcut tüm alfabeler demeyelim :), Uzak Doğu dillerinin alfabeleri ve Arap alfabesine girişemedim ama Kiril, İbrani, Yunan alfabelerini ve İskandinav  Runik yazıyı büyük oranda doğru okuyabiliyorum. Dillere olan ilgim hala devam ediyor. Şu an Rusça ve diğer Slavik diller oldukça ilgimi çekiyor. Rus edebiyatı ve Slav dillerinin titrek ve kulağa hoş tınısından olsa gerek. Öğrenebildiğim kadar dil öğrenmek istiyorum sadece. Dil zihnimizi biçimlendirir, biz de onu biçimlendiririz.  Düşünme mekanizmamızı sayısız metaforuyla inşa eder. Kelimelerin çağrışım gücü olmadan imgeler kolay kolay gelmez gözümüze. Dilin kutsallığına inanırım.

  • Üniversite sınavları açıklandıktan sonra senle konuşmamızı hatırlıyorum. İki tercihin vardı ve hangisini seçeceğini tam kestiremiyordun. Seni tanıdığım kadarıyla iç mimarlık seçersen sanki daha mutlu olacaksın demiştim ve sen beni arayıp iç mimarlığı seçtiğini söylemiştin. Çok merak ediyorum, tercihinle aran nasıl? Umarım her şey yolundadır.

Tasarımı sunma dilini öğrenmek zahmetli ama eğlenceli

  • Gayet yolunda. Kendimi zorlamak, kendimle yarışmak ve tasarım odaklı düşünme çabası içinde olmak güzel. Algıyı açıyor. İlk sene herkes bir kere kendi alanı için nereden düştüm buraya der. Tasarımcı ve tasarımı sunma dilini öğrenmek zahmetli ama eğlenceli. 

  • Seni tanıdığımda entellektüalitesi hayli yüksek bir çocuktun. Büyüdün ve üzerine daha neler neler eklediğini tahmin bile edemiyorum. Bu sebeple sanatla ilgili yorumların benim için çok önemli. Yeni neslimiz olarak, geçmiş günlerimizdeki sanatımızı ve günümüzdeki sanatımızı nasıl değerlendiriyorsun. Karşılaştırma da yapabilirsin. Hatta lafı uzatabilirsin de; sevinirim.

  • Bu konuda bir yorum getirmek aslında beni fersahlarca aşar bana kalırsa ama öznel fikirlerimi söylememde bir sakınca yok sanırım :D, geçmişe nazaran elimizde sanat oluşturacak daha fazla malzeme (dijital ortamlar, farklı üretim-sunum teknikleri), sanatı besleyecek daha fazla kesişim alanı ve fikir var. Bu jenerasyonumuzu heveslendirip teşvik ediyor. Sanat kapalı kapılar, atölyeler ve ekollerin ardından çıkıp sokaklara, günlük hayata, sosyal medyaya sirayet etmeye başladı. Post-modern her şey kapitalizmden nasibini almış olsa da, sanat adı altında bir nevi tüketimci ürünler artsa da, gerçek sanat bir şekilde devam ediyor ve daha geniş bir kitleye hitap edip onlara şevk veriyor. 

  • Erencim; facebook sayfanda okuldaki projelerinden bazı şeyler görmüştüm. Oldukça etkilendim. Yaratıcı yönün gayet belirgin bir şekilde görülüyordu. Okullarda yaratıcılık üzerine eğilim ya da eğitim konusunda neler söyleyebilirsin? Yani artık okullarda biraz fazla ticari eğilimler var gibi geliyor bana.

  • Kendi bölümüm için konuşacak olursam, okul yaratıcılığa ve tasarım odaklı düşünmeye istediği ödev ve projelerle itiyor ancak bunun nasıl yapılması gerektiği konusunda biz öğrenciler tek başınayız. Yaratıcılık ve tasarım odaklı düşünce isteyen işler isteniyor ama bunu yaparken  ne tür bir yol izlenmesi gerektiği konusunda  çok da aydınlatılmıyoruz. Deneyerek ve düşünerek herkes kendi üslubunu, tasarım mantığını oturtmaya çalışıyor ki, tasarımın tek bir doğrusu yok. Öyle ki hocalarımız bile kendi aralarında çok sık fikir ayrılığına düşüyorlar. Esinlenerek, okuyarak ve gözlemleyerek, kısacası insan kendi bir şeyler üretmeye çabaladığı zaman yaratıcılık gelişir.

    Okullar ticari olsun olmasın, yaratıcılık insanın kendi zihninde bitiyor. 

  • Hazır söz eğitimden açılmışken… Okullarda verilen eğitimin geldiği nokta ortada. Bu sebeple kişisel gelişimimizin yanına artık kişisel eğitimi de ekledik. Sen bu konuda eskiden beri zaten çok iyisin. Bundan sonra bireysel gelişimin için neler yapmayı düşünüyorsun?

  • Kişisel eğitimde bana faydalı olur mu olmaz mı diye düşünmeden ilgimi çeken her alanda kendimi geliştirmeye çalışmışımdır. Zaten hayatın akışında her zaman neye ihtiyacımız olduğunu öngöremiyoruz. Birtakım kaçınılmaz şeyler var ama; mesela dijital ortamlarda kendini geliştirmek bizim alanımızda çok önemli. Kendimi ifade edebilecek programları öğrenip onların bir kullanıcısı olmaya önem veriyorum. Onun dışında gerek ilgi alanlarımda gerek mesleki alanda ihtiyacım olan yabancı dilleri öğrenmek ve Alman ya da bir İskandinav ekolünde yüksek lisans yapmak istiyorum. İleriye dönük genel planlarım hemen hemen böyle. 

  • Seninle yeniden bir arada olmak benim için çok özeldi sevgili Eren. Tuvart.com’ da olduğun için de mutluyum. Hayatında sana ve tüm gelecek neslimize başarılar diliyorum. Yeni güzelliklerde görüşmek üzere;

  • Benim için de çok özeldi. Bu geçmiş ve özlem dolu buluşma için çok teşekkür ederim.
    Geleceğimiz aydın olsun!

Eren Can

Kültür Üniversitesi İç Mimarılık Öğrencisi
GENÇ YETENEK Konuğu

ERENLE İLK RÖPORTAJIMIZ

GENÇ YETENEK RÖPORTAJ – EREN CAN

GENEL BİLGİ : Henüz 12 yaşında ve altıncı sınıfa gidiyor. Okulda kendisine verilen resim eğitimi haricinde hiçbir özel eğitimi yok. Resim yapmayı çok seviyor. Karakalemle 35*50 ebatında çalışıyor. Gri değerleri yaşına göre çok üst düzeyde kullanıyor. Oldukça geniş mekanları hayal edebiliyor. Her ne kadar perspektifi kendinde tam oturtamamışsa da yaşı düşünüldüğünde, bunu hoşgörüyle değil büyük bir saygıyla karşılamak gerekiyor.

LCN : Sevgili Eren, sitemin ilk GENÇ YETENEĞİ konuğu olarak ilk röportajımı da senle yapmak istiyorum. Belki yaşından kaynaklanıyor, sana ne sorabileceğimi de aslında pek kestiremiyorum. Belki bu yüzden röportajımız tahmin ettiğimden bile kısa sürebilir ve ilk sorumu sorsam artık J Resim yapıyorsun, bunun için özel bir nedenin var mı? Yani neden resim yapmayı tercih ettin?

EREN CAN : Resim yapmak benim için bir hobi. Ayrıca resim yaparak, beynimi de boşaltıyorum. Resim, benim için çok önemli.

LCN: Bildiğim kadarıyla özel bir eğitim almadın resim konusunda. İçinden geldiği gibi çizin yaptığını biliyorum. Seni, resme götüren hislerin en başında ne geliyor?

EREN CAN : Hayalperest bir duygu, içinden nasıl gelirse öyle çiziyorum.

LCN : Karakalemde oldukça başarılısın. Şimdi pastele de başladın. Pasteli sevdin mi? Daha doğrusu renkli çalışma hoşuna gitti mi? Yoksa yine karakalem ağırlıklı mı çalışacaksın?

ERENCAN : Pasteli çok sevdim. Renkli çalışmak hoşuma gitti. Zaten eskiden de pastel çalışırdım buna sadece ara vermiştim.

LCN: Anladım. Bunu bilmiyordum. Peki; ileride yağlıboya çalışmaların da olacaktır diye düşünüyorum. Belki oldukça büyük ebatta resimler de yapacaksın. Ama içerik olarak değişme taraftarı mısın? Yoksa tekniğini geliştirirken veya geliştirirken, konularını da değiştirecek misin? Örneğin hissi çalışmalardan arınıp natural çalışmalar yapmayı da düşünüyor musun?

EREN CAN: Natural resim yapmak da güzel ama daha çok soyut konularda çalışacağım.

LCN: Bildiğim kadarıyla resim tarihi hakkında fazla bir bilgin yok. Yani bir Van Gogh’un eserlerini tümden incelemiş değilsin veya diğer ressamları tam olarak bilmiyorsun. Ama yine de sormak istiyorum. Ressam olarak veya yönlendirici olarak, etkilendiğin biri var mı? Yani kendine yol gösterici olarak seçtiğin herhangi biri var mı?

EREN CAN : Örnek aldığım biri yok. Sadece hayal gücümü kullanırım.

LCN : Üniversitede bildiğim kadarıyla güzel sanatları tercih edeceksin. Yani akademik olarak resmi hayatına devam edeceksin. Bu kadar genç yaşta, idealist biri olduğun için öncelikle seni tebrik ediyorum. Ama merak da etmiyor değilim. Ya vazgeçersen…  O zaman resimden başka hayatında ne olur? Yani bir fizikçi olabilir misin? Ya da bir sosyolog? Ne bileyim, düşündüğün bir uğraş var mı resimden başka?

EREN CAN : Tarihle de uğraşmayı severim. Ancak resimden şu ana kadar hiç soğumadım ve soğumayacağım da. Resim benim için çok güzel bir tutku.

LCN: Bu güzel sohbet için teşekkür ederim Sevgili Eren. Eklemek istediğin daha başka bir şeyler varsa şimdiden alayım.

EREN CAN : Resim yapmaya hep devam edeceğim.

LCN: Peki. Pastel çalışmalarında kendine bir tarz oturttuğun zaman seni sitemde inşallah yeniden konuk etmek istiyorum. Daha sonra yeniden görüşmek dileğiyle sevgili Eren. Hayatta ve resimde başarılar diliyorum sana.

EREN'İN 12 YAŞ ÇİZİMLERİ

© 2017 Lcn TuvART Kültür ve Sanat Sitesi - Tüm Hakları Saklıdır.