Eski Devlet Bakanı

Prof. Dr. Abdulhalûk ÇAY

'1893 yılında Thomsen, Orhun Abidelerindeki yazının Türklere ait olduğunu söyleyene kadar... Batı adeta bir sükutu hayale uğradı.'

'Türk Tarihi ile Bağlantısı Olmayan Millet Yoktur'

'Göç hareketleri genellikle Doğudan Batıya doğru olmuştur.'

DOĞUDAN BATIYA


Genellikle göç hareketleri doğudan batıya doğrudur.
İskender'in malumseferinin dışında, o Büyük Roma İmparatorluğu'nun, o büyük Bizans'ın en güçlü dönemlerinde dahi tabiri caiz ise Kafkasları aşabilmiş değiller.


Avrupa halklarının Asya’ya göçü söz konusu değil.
Zaten Türk göçleriyle beraber Karedeniz’in kuzeyinden Avrupa içlerine doğru çekilme vardır. Atilla ile beraber zaten özellikle Got gruplarının, Vandallar’ın dağılmasıyla beraber bugünkü İtalya’nın, Fransa’nın vesairenin tohumları atılmıştır. Ostrogotlarla beraber Almalar’ın kökeni atılmıştır. 


Bugün gelinen noktaya baktığınız zaman mesela Macarlar, kendi ata babalarını arıyorlar. Fakat Macarların hiçbirisi köklerini Hint - Avrupalılara dayandırmazlar. Bugün Macarların büyük bölümü ata babalarının Türk kökenli olduğunu, bir kısmını da “Biz hâlâ Türklüğümüzü muhafaza ediyoruz.” şeklinde görüş bildiriyorlar. 


Aynı şey Bulgarlarda var.
Yani,özellikle 1877 - 78 savaşından sonra Rus kışkırtmalarıyla büyük düşmanlık yapmış olmalarına rağmen Türklere, bugün Bulgar aydınları arasında ata balarının Türk olduğunu söyleyenler var. Ki ben bunu bakanlığım zamanında ogünkü Bulgaristan büyükelçisinden Kurum Han’ın Madara bölgesindeki Madara Kaya Kitabesi olarak bilinen kitabenin resmini istemiştim. Büyükelçi bana dedi ki; sayın bakan, onu ne yapacaksınız? Dedim ki sizin atanız olduğu kadar bizim de atamız. 


Orhun abidelerinin de 1893’te bir Türk kitabesi olduğu anlaşıldı. Ama daha sonra baktık Kazakistan’da Essik Kurgan ortaya çıktı. Essik Kurgan’dan da Altın Elbiseli Adam dediğimiz bir eser ortaya çıktı. Orada da aynı alfabe var; orhun alfabesi. Yani Avrupa’nın Runik alfabe dediği Orhun alfabesinin parçaları var ve bu ne zamandan kalmış? Milattan önce beşinci yüzyılda!


Yani Orhun abideleri 5. yüzyılda Bilge Kaan zamanına kadar yani 730’lu yıllara 734’e kadar  gelmiş. 


Son zamanda Moğolistan’da yeni bir kurgan bulundu. O kurgan Moğolistan’ın kuzey doğusunda. Yani Orhun abidelerinin biraz daha ilerisinde doğusunda bir yerde bulundu 11 parça ve Orhun alfabesi ile yazılmış yazılar var burada. Oradaki yazıları bulan Japon bilimadamları “yabgu” kelimesini çözdüler. “Ey” diye başlayan cümleler var. Yeni bir Orhun alfabesi ve orada taşların tarihçesi ile yapılan bilimsel etütte aşağı yukarı Bilge Kaan dönemine rastladığı tespit edildi. Yani 700 ile 750’li yıllarda o kurganın inşa edildiğine dair bir bilgi var. 


Dolayısıyla bu çalışmaların daha sık  bir şekilde takip edilmesi lazım. 
Tabi bu arada da ben, tabiri caizse Türk bilimadamlarının özellikle tarih, etnograf, antropolog, folklorcu  bütün bunların gönüllü bir şekilde çalışmalarını bekliyorum.


Purut Savaşı öncesinde Deli petro, İsveç Kralını mağlup etti. O mağlubiyet sonrasında da bir çok İsveçli subay Ruslarca esir alındı ve bunlar Sibirya’ya sürüldü. Sibirya sürülen bu gruplardan Moğolistan bölgesine gidenler ilk defa Orhun abidelerini gördüler. Yani 1711’li yıllarda ve bunlar esaretten döndükten sonra burada gördükleri şeylerin fotoğraflarını resimlerini dünyaya tanıtmaya çalıştılar. Tabi Batı bilim adamları hemen damgayı vurup alfabe icat ettiler; Runik alfabe diye. Runik alfabe ile yazılmış Hint Avrupalılara ait eserler dediler. Bu böyle 100 yıl sürüp gitti. Ne zamana kadar? 1893 yılına kadar. 


1893 yılında Thomsen çıkıp oradaki “Tanrı”, “Türk” ve “Kültigin” adlarını okuyana kadar ve diğer detaylara girmesiyle,bu kitabelerin Türklere ait olduğunu ortaya koymasıyla beraber Batı, adeta bir sükut-u hayale uğradılar. 


Baktığınız zaman bu toplulukların hiçbirisinin, yani şöyle kendi geçmişlerine indiklerinde Türk tarihi ile bağlantısı olmayan millet yoktur.


Yani kendi tarihlerini öğrenmek için Türk tarihini öğrenmek zorundalar.


7B PLANI 


Almanlar tarafından Bağdat demiryolu yapılırken o zamanki ingiliz düşünürleri ya da politikacıları, 7B Planı diye Almanların bir yayılma politikası olduğunu iddia ettiler. 

Nedir 7B Planı?

B harfleriyle başlayan 7 şehir. 
Berlin, Budapeşte, Belgrad, Bizans yani İstanbul, Bağdat, Basra,Bombay.
Tabi Hindistan, İngiltere sömürgesi. 
Bombay’a kadar uzanan 7B Planı, Hindistan’a kadar Almanların işgali demek.
Yani Almanlar, İngiliz sömürgesini ele geçirecek. 
Burada da Türkiye’yi ve Türkleri kullanıyorlar. İngiliz politikasının temelinde yatan şey bu.

Bu ne zaman değişti biliyor musunuz?


Bu, bu sene 100. yılını kutlayacağız, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kuruluşu.

 Azerbaycan Cumhuriyeti kurulmadan evvel, Mart ayında Trabzon Görüşmeleri oldu. Trabzon Görüşmelerine biz, Brest Litovsk Antlaşmasıyla Rusya devreden çıkınca, dedik ki Kafka ülkelerine, bir müstakil devlet kurun; sınırımızı belirleyelim. Bunun üzerine Mavera-yı Kafkas Cumhuriyeti kuruldu. Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan’ın oluşturduğu bir cumhuriyet oluşturuldu. Ancak Ermenilerin yapmış olduğu oyunlar ortaya çıkınca dedik ki biz,  böyle bir anlaşma yapamayız. Siz her biriniz bağımsız bir devlet kurun, ayrıayrı anlaşma yapalım. Bunun üzerine bu devletler, bağımsızlıklarını ilan ettiler. 


Bu tarihte Bakü, Bolişeviklerin işgalindeydi. Gence başkent olmak üzere Azerbaycan Cumhuriyeti ilan edildi.

Ve bunlarla biz 4 Haziran 1918 yılında Batum Anlaşmasını yaptık, sınırlar belirlendi. 


Azerbaycanla yapılan Batum Anlaşmasına gizli bir madde kondu. O gizli maddede Azerbaycan’ın yardım isteği halinde askeri yardım yapmamız kabul edildi. Buna dayanarak Azerbaycan bizden yardım istedi, Bakü’nün kurtarılmasıyla ilgili olarak. Biz de bunun üzerine Nuri Killigil Paşa’nın başkanlığı komutasında Galiçya Cephesinden gelen birliklerimizle Irak Cephesinden çektiğimiz birliklerimizi Batum’da bir araya getirdik ve onlara bakü harekatını başlattık.

Bakü Harekatı 15 Eylül 1918 yılında Bakü’nün kurtuluşuyla sonuçlandı. 

O tarihler içerisinde İngiltere, Orta Doğu’da gizli ordu kurdu. Bu gizli ordunun başına da bir general getirdi. Onunla beraber bir İngiliz kuvvetini Bakü’ye gönderdi. Fakat başarılı olamayınca ingiltere orayı terk etti. 

Ondan sonra da o meşhur 7B Planı, araya Bakü de katılarak o şekilde Bombay’a döndü.


Dolayısıyla siz, politikalarınızı oluştururken bu ülkelerin geçmişteki tarihini ve bugünkü gelişmelerini çok bilmek ve değerlendirmek zorundasınız.
 

© 2017 Lcn TuvART Kültür ve Sanat Sitesi - Tüm Hakları Saklıdır.