ZÜBDET-ÜL TEVARİH 

Doç. Dr. Günsel RENDA
Fotoğraflar : Sami GÜNER

Kaynak : Kültür Bakanlığı Sanat Dergisi - Yıl :3
Sayı : 6 - Haziran 1977

İstanbul Türk ve İslam  Eserleri Müzesi'ndeki Zübdet-ül Tevarih'in Minyatürleri

Resim 2 - Burçlar Kuşağı
Figure 2 - Zodiac

Osmanlı minyatür sanatının en seçkin örneklerinin bulunduğu yazmalardan birisi Türk ve İslam Eserleri Müzesindeki 1973 nolu Zübdet-ül Tevarih'tir. 

Metnini Seyyid Lokman Aşuri'nin hazırladığı bu yazma, 1583 yılında yazılıp minyatürleştirilmiş ve başındaki süslü madalyonda yer alan övgülerle "Padişahımız Sultan Murad Hazretleri için südde-i seniyyelerine ibraz olundu, 991" sözlerinden anlaşşıldığı gibi dönemin padişahı III. Murat!a sunulmuştur.  (Resim 1)

Dönemin ünlü şehnamecisi, tarih yazarı Lokman Aşuri'nin Zübdet-ül Tevarih'i tarihlerin özü anlamına gelen adından da anlaşılacağı gibi bir genel dünya tarihi kitabıdır. Sade bir dille yazılmış olan metindeki iki ana bölüm göze çarpar. Birinci bölümde cennet, cehennem, gök ve dünya tasvirlerinden sonra, Adem ile Havva'dan başlayarak birçok peygamber öyküsü, Hz. Muhammed'in hayatı, İslam tarihinin ana noktaları, ve Gazneli, Selçuklu, Timurlu dönemleriyle ilgili olaylar yer alır. 

İkinci bölüm ise Osman Gazi'den başlayarak III. Murat dönemine kadar hüküm sürmüş olan on iki Osmanlı padişahı ile ilgili olayları kapsar. Zübdet-ül Tevarih'in bir başka özelliği de adı geçen bütün peygamberlerin ve tarihteki ünlü kişilerin şeceresinin belirtilmesi ve sonuç olarak da hepsinin Osmanlı padişahlarına ve III. Murat'a bağlanmasıdır. Bu nedenle yazma bir "nesebname" veya "silsilename" niteliği de taşır.

Osmanlı minyatürlü yazmaları arasında ender rastlanan büyük boyutlu örneklerden biri olan Zübdet-ül Tevarih'in (64,7 x 41,3 cm) içindeki minyatürünün çoğu tüm sayfayı kaplar. Metnin başındaki gök ve dünya tasvirlerinin arasına yerleştirilmiş olan burçlardan sonra peygamber öyküleri başlar (resim 2) Yaklaşık 49 peygamberle ilgili olayı anlatan 23 minyatür, Osmanlı dinsel minyatürlerinin bilinen en erken örnekleri olması bakımından büyük önem taşır.

Gerek metin aracılığıyla, gerekse metinde bulunmayan bazı ayrıntılar için başka İslam kaynaklarından yararlanılarak, peygamberlerle ilgili minyatürlerin tümünü tanımlamak mümkün olmuştur. Bunlardan bazıları, ikonografik yönden önceki İslam minyatürlerinde görülen geleneksel kalıplara bağlı kalırken, çoğu değişik bir yorum getirmektedir. osmanlı nakkaşları, peygamber öykülerinde, gerçekçi ve özetleyici yaklaşımları ile dikkati çeker. Aslında bu dinsel konulu minyatürler, ne kompozisyon düzeni, ne de figür işleyişi açısından dönemin tarihsel minyatürlerinden farklı değildir. Yalnızca peygamberin alev biçimindeki haleleri, bu figürlerin insan üstü niteliklerini belirtir. 

İkonografik açıdan en ilginç örneklerden biri Adem ile Havva'yı gösteren minyatürdür. (Resim 3)

Adem &

Havva

Resim 3 - Adem ile Havva, ikiz çocukları ile
Figure 3 - Adam and Eve with their twin children

Adem ile Havva 13 ikiz çocuğu ile birlikte gösterilmiştir. Metne göre (s 16b - 18a) Adem ile Havva'nın oğulları birer kız kardeş ile ikiz olarak dünyaya gelmişlerdir. Adem her oğluna, bir başka erkek kardeşinin ikizi ile evlenmesini buyurmuştur. Kabil ile Habil'e de birbirinin ikizleri ile evlenmelerini söyler, fakat Kabil bunu dinlemez ve kendi ikizi Klima pek güzel olduğu için onunla evlenmek ister. Nitekim, minyatürde sol alt köşede Kabil, kendi ikizini Habil'e vermemek için kolundan çekmektedir. Yine metne göre Kabil, kendi ikiziyle evlenmek isteyince, babası her iki oğlunun da Tanrı'ya kurban adamasını, hangisininki kabul edilirse onun Klima ile evleneceğini bildirir. Böylece ünlü Kabil - Habil olayı başlar. Bu yorum, İslam minyatür sanatında bugüne kadar bilinen tek örnektir. İslam çevrelerinde Hz. Adem'i, yalnız veya Havva ile birlikte gösteren minyatürler vardır, fakat ikiz çocukları ile bir arada görülmezler. Buradaki yorum, metni tüm gerçekçiliğiyle yansıtmaya çalışan Osmanlı nakkaşının yaratısı olmalıdır. Nitekim Adem ile Havva'nın 16. yy Osmanlı giysileri içinde gösterilişi ve figürlerdeki paralel sıralama, bu dönemin tarih konulu minyatürlerdeki düzeni izler.

Nuh

İslam minyatür sanatında sık sık canlandırılan peygamberlerden birisi Nuh'tur. Kuran'da geniş yer verilmiş olan Hz. Nuh öyküsünün en önemli bölümü Zübdet-ül Tevarih'te de canlandırılan tufan olayıdır. Nuh peygamber ve gemisindeki yedi oğlu, ansızın çıkan tufan karşısında telaş ve kuşkuyla yelken iplerine sarılarak gemiye yön vermeye çalışmaktadırlar. Bulutlar alçalmış, geminin direği eğrilmiş ve fırtına bütün şiddetiyle patlak vermiştir. İslam minyatür sanatında genellikle Nuh peygamber, sayısı kaynaklara göre değişebilen çocukları ile gemide gösterilir ve ona itaat etmediği için gemiye alınmayan oğlu Kanaan'ın dalgalarla boğuşması canlandırılır. Zübdet-ül Tevarih'teki Nuh öyküsünde, tufan olayı odak noktasıdır ve peygamberin oğullarının olay anındaki tepkisine ağırlık verilmiştir.

Resim 5 - Nuh'un gemisi ve tufan
Figure 5 - Noah's Ark and the Deluge

Resim 4 - Uc
Figure 4 - Og

Uc

İslam kaynaklarında adı geçen dev Uc da canlandırılmıştır. Metinde Adem peygamberin kızı Annak'ın oğlu olarak geçen Uc, çok uzun yıllar yaşamış, fakat Hz. Musa'ya inananları öldürmeye kalkınca Musa peygamber tarafından yok edilmiştir. Genellikle İslam minyatürlerinde Musa peygamber ile birlikte gösterilen Uc, burada elindeki balığı sımsıkı tutan, güçlü, iri yarı bir yaratık olarak yansıtılmıştır.

ibrahim

İslam ikonografisinde önemli yeri olan peygamberlerden biri de Hz. İbrahim'dir. Hz. İbrahim'in Nemrud tarafından ateşe atılması veya peygamberin oğlu İsmail'in kurban edilişi sık sık minyatürlenmiştir. Zübdet-ül Tevarih'te her iki olayın da yansıtıldığı görülür. Minyatürün üst bölümünde Hz. İbrahim, oğlu İsmail'i kurban etmek üzere bıçağını, bir taşı kesecek kadar bileyip keskinleştirmişken, o anda gökten inen melek, bir koç getirir. Peygamber bu Tanrı buyruğu karşısında şaşkındır. İsmail ise inançla bekler.

 

Altta; Nemrud'un mancınıkla ateşe attırdığı İbrahim peygamber, çevresini saran alevlerin ortasında sükunetle oturmaktadır. Nemrut, olayı yukarıdan hayretle izler. Olayı gözleyen yalnız Nemrud değildir. Ona akıl öğreten kahin ve şeytan da şaşkınlıkla peygambere bakmaktadır.

Resim 6 - Hz. İbrahim'in oğlu İsmail'i kurban etmeye hazırlanışı. Hz İbrahim'in Nemrut tarafından ateşe atılması
Figure 6 - Abraham sacrifficing Ishmael, Abraham cast into fire by Nemrud

Lut&
Safvan

Resim 7 - Hz. Lut ve Sodom şehrinin yok edilmesi. Safvan peygamber ve Anka Kuşu öyküsü 
Figure 7 - Lot and the destruction of Sodom. Story of Safwan and the bird Anka 

Hz. Lut ve Safvan öyküleri tek bir sayfada yer alır. Yukarıda Sodom şehri ve günahkar halkının ortadan kaldırılışı görülür. Tanrı'nın buyruğunu yerine getiren melek soldadır. Sodom şehrinin yıkıntısı ters dönmüş yapılarla simgelenmiştir. Halk ise orada birdenbire oluşan göl içinde boğuşmaktadır. yüzen cesetler, boğulmak üzere olanlar, yüzerek kurtulmaya çalışanlar, hele arkada boğulmasına ramak kalmış, yalnız kolları görünen birisi, Sodomluların dramını yansıtır.

 

Aşağıda Safvan peygamber ve Anka Kuşu'nun öyküsü yer alır. İslam kaynaklarında ender rastlanan bu olay metninde anlatılmıştır. Her gün bir genci kapıp giden Anka Kuşu'nu halk, Safvan peygambere şikayet eder. Peygamberin duasını kabul eden Tanrı, Anka'yı ortadan kaldırır. Buradaki görkemli boyutları ve gökkuşağı gibi renk renk kanatlı Anka Kuşu, parçalanmış iskeleti kalmıştır. Peygamber ise Tanrı'ya dua etmektedir.

Resim 9 - Elyesa'ya inananların sarık giymesi, Ezekiyel'in ölüleri diriltmesi
Figure 9 - Elijiah with converts. Ezekiel resurrecting the dead. 

Resim 8 - Hz. Musa ve Harun, firavunun huzurunda 
Figure 8 - Moses and Aron before the Pharooh 

Musa

Musa peygamber ile ilgili minyatüre İslam çevrelerinde sık rastlanır. Zübdet-ül Tevarih'te Hz Musa'nın hayatından tek bir olay canlandırılmıştır. Muse ile kardeşi Harun, firavunun huzurundadır. Pencerelerden izleyenlerin gözü önünde Musa peygamber bir mucize yaratarak asasından ejderha çıkarır. Kendisine doğru atılan ejderhayı gören firavun, olaya bakakalmıştır.

Ezekiyel & Elyasa

Ezekiyel ve Elyasa peygamberlerin öyküleri birklilte gösterilmiştir. Metinde İlyas peygamberden sonra Elyasa'nın İsrail oğullarına peygamber olduğu yazar. Puta tapanlar tövbe eder ve peygambere inancını belirtir. Nitekim burada, peygamberin önünde başlıklarını çıkarıp büyük bir hevesle sarık giymeye hazırlananlar görülür. Aynı başlık biçimi, Osmanlı tarihsel minyatürlerinde Müslüman olmayan için de kullanılmıştır. Ezekiyel'ün öyküsü, sayfanın altındadır. Metinde bu öykü şöyle anlatılır: Puta tapan İsrail oğullarını Tanrı, veba salgını ile yok etmiştir. Ezekiyel, peygamber olduktan sonra cesetleri görüp acımış ve Tanrı'dan yardım istemiş. Tanrı, peygambere onları diriltebileceğini söylemiş. Nitekim burada, peygamberin çukurlardan çıkararak canlandırdığı ölüler ve paramparça iskeletler görülmektedir.

Yunus

Resim 10 - Yunus, Yeremya ve Üzeyr peygamberin öyküsü
Figure 10 - Stories of  Jonah, Jeremiyah and Uzeyir

Gerek Hristiyan, gerekse İslam ikonografisinde adı geçen peygamberlerden birisi Hz. Yunus'tur. Zübdet-ül Tevarih'te Yunus peygamberin öyküsü, Üzeyir ve Yeremya peygamberlerle bir arada gösterilmiştir. 

Hz. Yunus, imana getirmeye çalıştığı kavmin direnmesi üzerine, onları terk eder ve bir gemiye biner. Tanrı'nın verdiği görevi yerine getirmediği için gemisi yürümez. Yunus peygamber suçunu açığa vurunca, Yunus'u bir balık yutar. Fakat Tanrı'nın buyruğu ile balık, Yunus'u bir kavak ağacının yanına bırakır. Minyatürde Yunus peygamber, koca balıkların yüzdüğü su kenarındaki bir ağacın yapraklarının arkasına saklanmıştır.

 

Sol köşede bir ağacın dibine oturmuş, düşünceye dalmış peygamber ise Yeremya'dır. metne göre Kudüs'ün Babilliler tarafından yıkılmasına çok üzülen peygamber, vahşi ormanlara kaçmıştır. Sayfanın alt bölümünde görüle Üzeyr peygamber de Yeremya gibi Kudüs'ün yıkılışına pek sıkılmış ve Tanrı, peygamberin ruhunu alarak, yıllar sonra Kudüs yeniden kurulduğunda, one ve eşine can vermiştir. İşte uyandığında, Kudus'ü gören Üzeyr peygamber, şaşkınlıkla iki elini başına dayamış bakmaktadır. Nakkaş, Kudus'ü revaklı girişi olan kubbeli bir Osmanlı yapısı ile simgelemiştir.

Danyal

Resim 11 - Danyal peygamber, Sadık, Sıddık ve Şemun'un bir ölüyü diriltmesi
Figure 11 - Daniel and the angel. Sadık, Sıddık and Semun resurrecting a dead man.

Zübdet-ül Tevarih'te Danyal (Daniel) peygamber de canlandırılmıştır.

 

Metinde halkı inandırmaya çalışan Danyal peygamberin, Babil kralı tarafından hapsedildiği yazılıdır. Fakat bir gün kral, bilgili olduğunu duyduğu peygamberi huzuruna çağırıp bir rüyasını yorumlatır. Danyal peygamber, bilgililiğini yansıtan kitapları, hokkaları ve küresi ile birlikte gösterilmiştir. Melek, Danyal'a eşlik etmektedir. Aynı sayfanın alt bölümünde ise İslam minyatür sanatında ender rastlanan bir peygamber öyküsü vardır. 

Burada Sadık, Sıddık ve Şemun peygamberlerin bir mucizesi yansıtılmıştır. metne göre, Sıddık ve Sadık, Antakya'da puta tapanlara peygamber olarak gönderilir. Fakat buranın meliki onları hapseder. Şemun, hükümdarın öteki peygamberleri hapisten çıkarmasını sağlarsa da Tanrı tarafından yollandıkları ispat için bir mucize yaratmalıdırlar. Nitekim yedi gün önce ölen bir adamı diriltirler. Minyatürde olayın bu bölümü yansıtılmıştır.

isa

Resim 12 - İsa'nın göğe çıkışı
Figure 12 - Ascension of Christ

İslam dünyasındaki yorumu açısından önem taşıyan bir konu, İsa'nın göğe çıkışıdır.

Metne göre yahudiler, İsa'yı öldürmek ister ve bu işi aralarında Feltiyanus'un yapmasını kararlaştırır. Fakat Tanrı, Feltiyanus'u, İsa şekline sokar ve yanlışlıkla onu asarlar. İsa'yı ise Tanrı göğe çıkarır.

Minyatürün alt kısmında ise İsa diye yakalanan figür, peygambere tam bir benzerlik gösteren Feltiyanus'tur. Ötekiler ise şaşkınlıkla meleklerin göğe çıkardığı İsa'ya bakmaktadırlar. 

İslam mintayatür sanatınsa İsa ile ilgili konular, İsa'nın doğuşu, vaftizi, son akşam yemeği gibi olayları canlandırmıştır. Fakat İsa'nın göğe çıkışının bu yorumunu veren başka bir minyatüre İslam çevrelerinde rastlanmamıştır.

Cercis & Samson

Resim 13 - Cercis peygamberin, melekler tarafından gömümesi. Samson peygamberin tapınağı yıkışı
Figure 13 - Jircis buried by angels. Samson destroying the temple

Bir sayfada iki peygamber öyküsünü canlandıran minyatürlerden bir başkası da Cercis (Curcis) ve Samson peygamberleri gösterir. Üst bölümde Cercis peygamber, melekler tarafından gömülmektedir. Hz. Cercis, Musul'da puta tapanları Tanrı inancına davet etmekle görevlidir. Fakat Musul Meliki ile tartışmaya giren peygambere her türlü eziyet edilir, vucudu yakılır, kesilir, biçilir, fakat kendisi Tanrı'nın gücüyle dirilir. En sonunda Cercis peygamberi kılıçla öldürürler, fakat Tanrı da halka ateş yağdırarak onları yok eder. Peygamberi ise meleklere gömdürür.

 

Minyatürün alt bölümünde ise gözleri kör edilen Samson peygamberin kendisine kötülük edenleri cezalandırmak için bir vuruşta tapınağı yerle bir edişi canlandırılmıştır.

Eshab-ı Kehf

Resim 14 - Eshab-ı Kehf (Yedi Uyurlar)
Figure 14 - Seven Sleepers

Gerek Hristiyan gerekse İslam çevrelerinde sık sık canlandırılan konulardan biri Eshab-ı Kehf'tir.

Zübdet-ül Tevarih'in metninde bu öykü uzun uzun anlatılır. Tanrılık iddia eden zalim hükümdar Dokyanus'tan kaçan altı genç, yolda rastladıkları bir çobanı da alıp Tanrı'yı aramaya koyulurlar. Köpekleriyle birlikte bir mağaraya gizlenen gençleri, Tanrı uzun süreli bir uykuya daldırır. 309 yıl sonra, onlara tekrar ruhları verilir. Minyatürde yedi uyuyanlar, mağarada görülmektedir.

Hz. Muhammed

Resim 15 - Hz. Muhammed ve Miraç
Figure 15 - Prophet Mohammed and Mirac

Hiç kuşkusuz İslam minyatür sanatında ikonografi açıdan üzerinde en çok durulması gereken Hz. Muhammed ile ilgili minyatürlerdir. Minyatürlü yazmalarda en sık canlandırılan konu Hz. Muhammed'in yaptığı gece yolculuğu olan Miraç'tır. Fakat Zübdet-ül Tevarih'te yer alan Mirac minyatürü, değişik bir yorumu yansıtır. Hz. Muhammed, mihrabı ve mimberi ile cami olduğu anlaşılan bir yapı içinde oturmaktadır. Peygamberin iki yanında Hasan ve Hüseyin, karşısında ise Ali bulunmaktadır. Peygamberin başından göklere kadar yükselen halenin alevleri arasından aşağıya doğru inen melekler ve hemen ardından melek Cebrail, kendisini Mirac yolculuğuna götürmek üzere gelmişlerdir. Resmin yanında Hz. Muhammed ve Mirac yazısı görülür. Oysa metinde Mirac ile ilgili ayrıntılı bilgi verilmemiştir. Yalnız Hicret'ten 11 gün önce Hz. Muhammed'in Beytül Mukaddes'e gittiği ve Allah tarafından Arafat'a çıkarıldığı yazılıdır. İslam kaynaklarının çoğu, "en uzak mescit" anlamına gelen Mescid-i Aksa'nın Kudüs olduğuna işaret eder. Buradan da peygamberin göklere uzandığını ileri sürer. Nakkaş, burada bir Kudüs yapısını canlandırmak istemiş olmalıdır. Kesiti verilen bu kubbeli caminin gerçek görünüşünü tanımak pek mümkün değildir. Ancak nakkaş, tasvirini bildiği Kudüs yapılarından esinlenmiş olmalıdır. Yapının kubbesi Kubbet'us Sahra'yı andırır fakat içinde bunu destekleyecek başka ayrıntı yoktur. Minyatürün ikonografik yönden önemi, metinde yeri ve zamanı hakkında bilgi verilmediği halde peygamberin Mirac yolculuğuna başlama anının ve yerinin canlandırılmasıdır.  Miraç konusunu canlandıran başka İslam minyatürlerinde Hz. muhammed, Burak atı üzerinde ve melekler arasında bu yolculuğu yaparken görülür. Peygamber, bazen Kabe'nin üzerinde Burak'ın sırtındadır. Bu kitaptaki minyatürde, geleneksel Mirac minyatürlerinde görülen buhurdanlı melekler vardır fakat Burak yoktur. Burada peygamberin Mirac yolculuğuna yeryüzünden çıkış anı saptanmıştır. Hz. Muhammed'in günlük yaşantısından bir kesit ile birazdan dalacağı göksel çevre, aynı anda canlandırılmıştır. Bu da nakkaşın gerçekçi yorumunu koruduğu anlamına gelir.

Nakkaşlar

Resim 20 - Başbakanlık arşivi, Kepeci Tasnifi, Ruus Defteri 242 Nolu ve bu eserde çalışan sanatçıların adının yazıldığı belge
Figure 20 - Document in State Archives, Kepeci Tasnifi, Ruus Book 242 giving a list of painters, illuminators, and book binders who worked on the Zubdat-al Tawarikh.

Türk ve İslam Eserleri Müzesi'ndeki Zübdet-ül Tevarih, yalnız Osmanlı dinsel minyatürlerinin ve Osmanlı portre sanatının üstün örneklerini vermekle kalmayıp bize o dönemin ünlü nakkaşlarının üsluplarını da tanıtmaktadır. Başbakanlık Arşivinde bulunan bir belge ile (Kepeci Tasnifi Ruus Defteri 242) bu yazmanın hazırlanmasında payı olan tüm sanatçıların, hattat, nakkaş, cetvelkeş ve ciltçilerin kimliklerini de ortaya çıkarmıştır. Belge, 13 Şevval, Ekim 1583 tarihlidir ve yazarı Lokman Aşuri başta olmak üzere yazmada çalışan tüm sanatçılara verilen ulufe ve terfileri belirtmektedir. Böylelikle dönemin padişahı III. Murat için hazırlanan bu yazmada 13 nakkaş, 6 hattat, 4 ciltçi ve 7 yardımcının çalıştığı ortaya çıkmıştır. Nitekim gerek yazı üslunu gerekse süsleme ve minyatür kalitesi, dönemin padişahını yüceltici bir şecere görevini de yüklenen bu yazmada geniş bir sanatçı kadrosunun özenle çalıştığını yansıtacak niteliktedir.

Son yıllarda çıkan başka arşiv belgeleri, Osmanlı minyatür sanatçılarının kimliklerini belirtmekte çok yararlı olmuştur. Topkapı Sarayı'ndaki Hünername'nin I. Cildi ve Şehname-i Selim Han gibi III. Murat döneminde hazırlanmış yazmalarla ilgili belgelerin yayımlanması, bazı nakkaşların üsluplarını ortaya çıkarmıştır. bu yazmalarla yapılan karşılaştırmalı bir üslup çalışması, Zübdet-ül Tevarih ile ilgili belgede adı geçen sanatçıların üslubunu tanıtmaya yardımcı olmuştur. 

Belgeye göre, Zübdet'ül Tevarih'te çalışan sanatçılardan nakkaş Lütfü ve nakkaş Osman'a en yüksek ödeme yapılmıştır. Bundan sonra Ali ve üç ayrı Mehmed nakkaşın adı geçer. Yazmanın minyatürlerinde dört - beş ayrı nakkaşın fırçasını ayırmak mümkündür. Örneğin başka belgeler aracılığıyla daha iyi tanınabilen nakkaş Osman'ın üslubu, bazı minyatürlerde açıkça seçilir. Nuh'un gemisi, Yunus, Yeremya ve Uzeyr peygamberleri yansıtan minyatürlerle Elyesa ve Ezekiyel'in öyküleri Osman'ın olmalıdır. Nakkaşın aynı dönemde minyatürlenmiş Hünername, Şehname-i Selim han ve Tarih-i Sultan Süleyman gibi yazmalardan tanıdığımız üslubu, özellikle digürlerde yansır. Osman'ın figürlerinin boyutları ufaktır fakat hareketlerle, bakışlarla birbirine bağlı canlı kişilerdir.  Yumuşak fırça vuruşlarıyla çizilmiş yuvarlak yüzlerde, hafifçe yana kayık gözbebeklerinin sağladığı anlamlı ifade vardır. Öte yandan güçlü bir kompozisyon ustası olan nakkaşın rahat mekan düzeni, başarılı mimari çizimleri ve fazla ayrıntıya kaçmadan olayları tüm gerçekçiliğiyle verme çabası, bütün eserlerinde görülür. 

İsa'nın göğe çıkışı, Lut peygamber, Cercis ve Samson, Daniel peygamber ve Sadık, Sıddık öykülerinde farklı bir üslup göze çarpar. Figürler, uzun yüzleri, hafifçe gölgeli boyanmış kaşları, abartılmış yüz ifadeleri ile dikkati çeker. Hareketler daha katı ve üsluplaşmış görünür. Kompozisyonlarda diagonal çizgiler egemendir. Bu üslup, nakkaş Lütfü'nün olabilir. Nitekim III. Murat döneminin sonlarında hazırlanan ünlü Siyer-i nebi ciltlerindeki minyatürlerde buna benzer bir üsluba yer verilmiştir. Siyer-i Nebi'nin hazırlandığı sırada baş nakkaş Lütfü Abdullah olduğu anlaşılmaktadır. Büyük bir olasılıkla aynı nakkaş olan Lütfü'nün üslubu, ileride bulunacak belgelerde daha açıkça belirlenebilir.

Hz. İbrahim, Hz. Musa ve Hz. Muhammed ile ilgili minyatürler, başka bir nakkaşın fırçasından çıkmış olmalıdır. Bu dönemde hazırlanmış başka yazmalardan da tanıdığımız bu nakkaş, Osmanlı klasik minyatür üslubunun bütün özelliklerini yansıtır. Daha çok dikey ve yatay çizgilerin egemen olduğu simetrik kompozisyonlar, dolgun yüzlü, beyaz tenli, badem gözlü figürler bu nakkaşın özelliğidir. Hürname'nin birinci cildinde mehmet Bey isimli nakkaşın yapmış olduğu minyatürlere benzerlik gösteren bu grubu, Zübdet-ül Tevarih ile ilgili belgede adı geçen nakkaş Mehmetlerden birine adamak mümkündür. 

İkinci bir Mehmet nakkaşın yapmış olduğu minyatürlerden birisi Adem ile Havva'dır. Öteki nakkaşlara oranla daha kabaca çizilmiş, uzun yüzlü, koyu çizgilerle belirlenmiş iri gözlü figürler; bu üslubu tanıtır. Yine Hünername'nin birinci cildinde Mehmed Burusavi'nin yaptığı minyatürlere benzerlik göstermesi, bu sanatçının kimliğine ışık tutabilmektedir. 

Portrelere gelince, bunlarda bir üslup ayrımından söz etmek güçtür. Çünkü III. Murat döneminde Seyyid Lokman ve Nakkaş Osman, birlikte hazırladıkları bir şemailname albümü ile 12 Osmanlı padişahının portre kalıbını saptamışlardır. Bundan böyle yapılan tüm padişah portreleri bu kalıplara uyarak çizilmiştir. Zübdet-ül Tevarih'teki portrelerin, şemailname albümlerindekine benzerliği padişah portrelerinin de nakkaş Osman tarafından hazırlanmış olduğunu düşündürür. Büyük bir olasılıkla, kendisine çoğu kez birlikte çalıştığı ve adı geçen Ali nakkaş, yardımcı olmuştur.

I. Selim
Zübdet-ül Tevarih Minyatürleri
III. Murat
Zübdet-ül Tevarih Minyatürleri
6 İmam (Hasan,Hüseyin, ve diğerleri)
Zübdet-ül Tevarih Minyatürleri
Dört Halife
Zübdet-ül Tevarih Minyatürleri
Daha Fazla Göster

MINIATURES OF ZUBDAT AL TAWARIKH IN THE MUSEUM OF TURKISH ISLAMIC ARTS IN ISTANBUL

By Associate Doc. Günsel Renda

One of the major illustrated manuscripts of the period of Murad III is a copy of Seyyid Lokman Ashuri’s Zubdat-al Tawarikh in the Museum of Turkish and Islamic Arts, copied and dedicated to Murad III in 1583 (fig 1) Two oter illustrated copies of same work are found in the Chester Beattu Library in Dublin and in the Topkapi Saray museum Library (H. 1321), dated 1583 and 1586 respectively. The text, almost identical in the three copies was copied from the Tomar-ı Humayun, historical work in the form of a large rotulus in the Topkapi Saray Museum Library. It is a summary of Biblical and political world history covering the creation, stories of the prophets and largely Turkish history to the time of the reigning Sultan Murat III, also including the geneological accounts of the first twelve Ottoman Sultans. 

Zubdat-al Tawarikh in the Museum of Turkish and Islamic Arts has 91 folios 64,7 x 41,3 cm. and forty miniatures, twenty three of which illustrate the stroies of the prophets, five are portraits of the caliphs and imams and the last twelwe showed that three ages with miniatures belonging to the Topkapi copy were misbound in this voluma and that seven pages with miniatures are missing from the manuscript. 


The miniatures in this manuscript are of great signifiance iconographically and artistically and lead to a depper insight in Ottoman religious art and portraiture. Illustrations of the stories of the prophets are the earlist examples of Ottoman religious painting, some of which follow the traditional iconographical schemes of the earlier XIVth and XVth century Islamic miniatures, but others are seemingly different representations, reflecting the Ottoman approach to religious subject matter. It is apparent that the Ottoman artist had the tendency to summarize each story and to represent it in a convincingly everday fashion. The prophets are depicted genrally in attire similar to figures in the historical miniatures of the period and it is only their halos that give them  a holy character.


The miniature showing Adam and Eve is of great interest iconographically where the couple is shown with thirteen twins (fig. 3) . As the text explains, all of Adam and Eve’s children were twins and each son had to marry the twin sister of another brother, but Cain, whose own twin was the most beautiful, wanted tı keep her. Instead of letting his brother bel marry her. This is how the dispute started between the two brothers. This interesting version of the story is depicted in the lower left hand corner where Cain is shown pulling the arm of is twin sister.


Another iconographically interesting miniature shows the Ascension of Chirst (fig. 12) . The text tells that Felriyanus, who was chosen to execute Jesus, was made by God to look exectly like Chirst and was executed instead, whereas Jesus Christ was ascended to heaven by angels. This is shown in the section above where jesus is being lifted bu two angels. Below are Feltiyanus and others astonished at the sudden ascension of Christ. This is a rare representetion of the Ascension and iconographically an interesting version.


Besides stories of several other prophets, there is a representation of Mirac, Prophet Mohammed’s night journey (fig. 15). The Prophet is shown in this miniature sitting in a mosque with Ali, Hasan, Hüseyin and friends. The descending angels and Gabriel who has landed just behing the Prophet are ready to take him on his night journey. A detailed descrption of the Mirac is not found in the text, but obviously the scene takes place in a mosque, possibly the Kubbet’us Sahra. In Islamic miniatures Mirac is a popular subject, but in almost all examples the Prophet is seen mounted on his on his Buraq riding among clouds accompained by angels. In this scene there is no Buraq. The Prophet’s daily environment and the celestial world he is about to enter are depicted at the same time, yet, as two seperate sections. Here the painter has chosen to represent this very important episode in the Prophet’s life in an everday environment, and the celestial world he is about to enter is depicted above in a separate section.


All the other miniatures in the manuscript depicting the stories of the realistic approach that Marks the Ottoman painter of the period of Murad III, the classical period in the history of otoman miniature painting. A document recently found in the State Archives has shown that the manuscript was produced by a group of prominenet artists, of the time. Thirteen painters and illuminators in the manscript. Painter Osman, Lütfü, Ali and Mehmed, illuminators Molla Kasım and Hüseyin, are mentioned in the document as well as several calligraphers and bookbinders. The more familiar style of painer Osman distinguished by excellent compositions, and a variety of bright but subtle colors is noted several miniatures (fig. 5,7,9,10). His figures are striking in the individuality and variety of expressions. They ar eslim but not verytall and very often they seem to communiate with each other.
A second painter’s style is noticced in several other miniatures marked by more static compositions reflecting closely the offical cout style of the period. Gold is used abundantly in these miniatures and particularly noteworthy is the minuteness of detail. The facial types reflect a certain similarity whereby the eyes are rarter almond shaped and the complections are light colored (fig. 6,8,14, 15). This is a style also found among the Hunername miniatures of the same period and can possibly be attributed to a painter named Mehmed.


A third style is markes by compositions where diagonal lines are preferred. There is more shading and the figures seem to be more slender (fig 11,12).


The portraits of the twelve otoman sultans follow closely the models set out by painter Osman in other portrait albums of the period and may have been executed by one or two painters under Osman’s direction.
The miniatures of the Zundat-al Tawarikh are of great significance iconographically and stylistically and certaily present interesting examples of Ottoman religious painting and portraiture during the period of Murad III.

 

© 2017 Lcn TuvART Kültür ve Sanat Sitesi - Tüm Hakları Saklıdır.